Otlar Diyarından Bir Festival: Alaçatı Ot Festivali - MottoJoy

Otlar Diyarından Bir Festival: Alaçatı Ot Festivali

Ege denilince hepimizin aklına zeytin, zeytinyağı, gevrek, boyoz ve tabii ki türlü otlarla donatılmış kahvaltılar ve mezeler gelir. Şifalı otlar diyarı Ege Bölgesi’nin incisi İzmir’in Çeşme ilçesinde bu sene Alaçatı Ot Festivali’nin onuncusu düzenlenecek. 4-7 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan festivalin teması ise “pazı” olacak. Geçen sene bizzat gidip gördüğüm ve hayran kaldığım bu festivale dair izlenimlerimi sizlerle de paylaşmak istiyorum. Keyifli okumalar!

Çeşme Kalesi

Çeşme Kalesi

İzmir’den yaklaşık olarak bir saatte vardığım Çeşme’de beni harika bir bahar havası karşılıyor. İstanbul’a kıyasla buradaki bahar havasının yaz havasına daha yakın olduğu söylenebilir; şanslıyım ki ben de gelmeden önce olur da bir fırsat bulurum diye yüzmeye hazır olarak gelmiştim. Alaçatı’ya geçip Ot Festivali’nin açılışı sayılabilecek Ot Korteji’ni izlemeden önce bir iki saatlik bir boşluğum var. Bu boşluğu tarihi Çeşme Kalesi’ni ziyaret etmek için kullanmayı tercih ediyorum.

Sultan II. Beyazıt zamanında 1508 yılında inşa edilmiş olan Çeşme Kalesi görkemli görünüşünü koruyarak günümüze kadar oldukça iyi korunarak gelebilmiş. Çeşme Kalesi’nin içinde Arkeoloji Müzesi, türlü sergiler ve gerek antik dönemden, gerekse Osmanlı döneminden türlü tarihi eserler görülebilir.

Küçük kültürel turumun ardından Ot Festivali Kortej Geçidi’ne yetişmek üzere Alaçatı’ya doğru yola çıkıyorum.

Otların Geçidi

Otların Geçidi

Alaçatı’ya vardığımda stantlar dolusu türlü ot çeşitleriyle büyük bir şölen beni karşılıyor. Alaçatı meydanında yapılan kortej geçidi ise oldukça ilginç görüntülere ev sahipliği yapıyor. Yerel halk, Ege bölgesine has türlü otlarla bisikletlerini süslemiş şekilde, yerel giysileriyle bir geçit yapıyor.

Bu rengarenk geçidi izledikten sonra konserleri dinlemek için Pazar Yeri’ne doğru yola çıkıyorum.

Alaçatı’nın Otları

Alaçatı Ot Festivali

Alaçatı Ot Festivali boyunca Alaçatı’nın sokaklarında kaybolarak gerek yöresel yemekleri keşfediyor, gerekse yapılan yarışmaları izleyerek bol kahkahalı ve eğlenceli güzel vakitlerin tadını çıkarıyorum. Doğanın uyanışını temsilen yapılan bu festival gerçekten de insanın içinde farklı duygular uyandırıyor. Yöresel yemeklerin tadı ise inanılmaz! Limonataların, reçellerin damağımda bıraktığı tadı unutamayacağım kesin. Akşam basınca İzmir’deki otelime geri dönmek üzere yola çıkıyorum. Fakat bir sonraki sene tekrar bu renkli anların bir parçası olabilmek için geri dönmenin planlarını yapmaya başlıyorum hemen.

Bu sene eğer sizler de Ege’ye has tatları keşfetmek, doğanın bizlere birer armağanı olan birbirinden şifalı otlarla dolu tezgahlarda yerel halkla tadına doyulmaz sohbetlerin içine dalmak, Alaçatı’nın sokaklarında kaybolmak istiyorsanız 4-7 Nisan tarihleri arasında Alaçatı’yı ziyaret etmelisiniz!

En uygun fiyat garantili turlar için: MottoJoy

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Whatsapp ile İletişime Geç